• Esra Örnek

Ben bir insanım

İnsan kendiyle ne zaman tanışır? Ben küçüklüğümden beri tüm hayvanların dostu gibiydim. Daha iri hayvanlardan korkardım ama bu korkunun altında yatan bir merakta vardı. İlk kez Adıyaman’a gittiğimde inekten tekme yemiştim. Her sabah tavuk kümeslerine girerdim ve annemle bir kovalamaca yaşardık sonunda.


Çocuk olmanın masumluğuna dalmıştım. Doğru ve yanlış kaygım yok iken girmiştim kümese. Şimdi ise o kümesteki tavuklar ve doğadaki tüm canlılar için savaş veriyorum. Bu bir tek benim mücadelem değil üstelik.

Velhasıl kelam bu dünyada kendi noktamı bulduğum zaman konuşmaya başladım. Konuşmak yetmedi, yazdım. Yazmak yetmedi fotoğraflarını çektim.

İlkokula giderken komşumuzla beraber sirke gitmiştik. Aslanlar, kaplanlar, yılanlar ve daha bir sürü hayvanın tutsaklığını görmeden eğlenerek izledim olanları. Hatırlıyorum da bir yılan seyirciler arasında dolaştırılmış ve ben de ellemiştim. O zaman kalbim ağzımda tabii.


Vejetaryen olduğum zaman bulunduğum noktadaki zalimliğin farkına vardım. Kedi seviyordum, köpek seviyordum ama yumurtadan vazgeçemiyordum. Korkuyordum. Ne yapacağımı, nasıl yaşayacağımı, ne yiyeceğimi düşündüm uzun uzun. Bir gün bu sömürünün parçası olmadığımda korkunun yüreğimde oluşturduğu prangadan kurtuldum ve vegan oldum. Yaklaşık 11 aydır veganım.

Size hayvanat bahçelerinin, sirklerin veya yunus parklarının zalim yüzünü göstermeden önce bunları yazmak istedim. Çünkü ben de o süreçten geçtim. Ali Bulunmaz hayvanat bahçeleri hakkındaki yazısında ‘’ Doğaya açtığı anlamsız savaşta insan, belki de en büyük zaferi hayvanlara karşı kazandığını düşünüyor ‘’ diyor. Biz hep bir savaştayız. Nesiller boyu süren bir kavgamız var dünya ile. Ne gariptir ki bu kavgadan bir tek egolarımız sağ çıkıyor.